​ADAMIZIN YENİ DESTİNASYONLARI ; SAKIZ AĞAÇLARI VE LAVANTALAR

Adamızda katma değeri yüksek olan ürünler yetiştirmek, bunları sürdürülebilir hale getirmek geleceğimiz için daha doğrusu çocuklarımızı, torunlarımızı düşünerek yapmamız gerekecektir. Tıpkı zeytin ağacı dikmek gibi. Adamızda var olan zeytin ağaçlarından geçmişte faydalanan kaç nesil ve gelecekteki kaç neslin daha faydalanacağının bilincinde olmalıyız. Zeytin ağaçlarımızı gözümüz gibi korumalıyız, kıymetini bilmeliyiz.         

Son yıllarda adamızda ekilen lavanta tarlalarını bilinçli şekilde çoğaltmalıyız. Biliyoruz ki lavanta katma değeri yüksek bir ürün. Ana yurdu Akdeniz havzası olan lavantanın tam 20 kadar türü vardır. Temmuz-Ağustos aylarında henüz tomurcuk halinde iken toplanmalıdır. Lavanta esansı parfümeri endüstrisinde önemli bir ham maddedir. Ayrıca lavanta turizminden pay almak istiyorsak daha fazla lavanta ekimleri yapmalıyız. Yüzlerce dönüm lavanta tarlalarına adamız sahip olmalıdır. Mor renkli bir destinasyonun olması Gökçeadayı alternatif turizm imkanına kapı açacaktır.         

Gelelim adamızda yeni deneme ekimine başlanan sakız ağacına , Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunan  çalı formunda, yapraklarını dökmediği için her mevsim yeşil olan bir bitkidir. Gövde ve dallarının çizilmesi ile damla sakızı elde edilir. Yunanistan’ın Sakız adasında yıllara göre değişim göstermekle birlikte 120-140 ton üretim yapılmaktadır ve dünya üretiminin tamamını karşılamaktadır.         

Sakız ağacı yetiştiriciliği ve sakız üretimi oldukça zor, zahmetli, ustalık isteyen ve maliyetli bir uğraştır. Kaliteli ve bol damla sakızı erkek ağaçlardan elde edilir. Sakız fidanı 5 yaşından itibaren çizmeye yani sakız vermeye başlar. Sakız ağacı 100 yıldan fazla yaşar, sulama istemez. Kuraklığa en dayanıklı ağaçlardandır.         

Damla sakızı; ilaç sanayinde, kozmetikte, boya yapımında, dondurma, reçel yapımında ve alkollü-alkolsüz içecek yapımında kullanılmaktadır.         

Gökçeada’mız için katma değeri yüksek her ürünün yetiştirilmesi için her yolu denemeliyiz. Engellerle mücadele etmeliyiz. Kartaca’lı general Hannibal’ın M.Ö. 208 yılında Alp Dağlarını nasıl geçtiğini çok iyi biliyoruz. Hannibal şöyle demişti; ”YA YENİ BİR YOL BULACAĞIZ, YA YENİ BİR YOL YAPACAĞIZ.”           

BİZ ADALILAR DA GÖKÇEADA’MIZIN EKONOMİSİNİ DAHA DA GÜÇLENDİRMEK VE REFAH PAYINI ARTTIRMAK İÇİN YA YENİ BİR EKONOMİK YOL BULACAĞIZ YA DA YENİ BİR  ADA EKONOMİSİ YARATMAK İÇİN  GİRİŞİMLERDE BULUNACAĞIZ.

Total Page Visits: 458 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: