​DAHA İYİ İNSAN OLABİLMEK

Adamızın ana karadan kopuk olması nedeniyle tarihinden de gelen, kendisini korumak içgüdüsüyle uzun yıllar kapalı bir toplum olarak yaşamını sürdürmüştür.         

Eldeki tüm imkansızlıklara, teknoloji eksikliğine rağmen yaşam alanlarını Kaleköy, Bademliköy, Zeytinliköy, Tepeköy ve Dereköy gibi genellikle dağ eteklerine ve belli bir mimari yapı inşası anlayışını kullanarak yapmışlardır. Adalımız, Mimar Levent Karayel’in birinci baskısı Nisan 2019 yılında yayınlanan ”Gökçeada Geleneksel Konut Mimarisi ve Sürdürülebilirliği”adlı kitabı ilginizi çekebilir düşüncesindeyim. Günümüz şartlarında adamıza gelen yerli ve yabancı turistler yukarıda saydığımız köyleri özellikle ziyaret etmek istemektedirler.         

Hiçbir zaman ben aman aman Yenibademli köyü’nü, Eşelek köyü’nü, Uğurlu köyü’nü, Şirinköyü mutlaka görüp gezmeliyim diyene rastlamadım. Sadece zorunlu olarak bu köylerde pansiyon işletmeciliği olduğundan konaklamak için ancak tercih edilmek istenmektedir. Dolaşın görün bakalım bu köylerde adamıza yakışan ortak bir mimari yapıya rastlayabilecek misiniz.?         

Göremeyeceğinize eminim. Ortak aklın kullanılmadığı bir bilene de sorulmadığı için, ben her şeyin en iyisini  bilirim ve yaparım zihniyeti adamızda son 20 yılda yapılan inşaatlara baktığımızda da gördüğümüz yine ada mimari kültürüne yakışacak bir gelişimin olmadığıdır.         

Bana göre tüm bu yapılar birer modern gecekondular dır. Herkes kendi kafasına göre inşaatını yapıp, kendi kafasına göre dış boyasını yapıyor ve ortaya değişik değişik ucubeler çıkıyor.         

Adamızın diğer bir can alıcı sorunu ise, yaşanan serbest hayvancılıktır ki sadece adamıza gelen turistlerin gördükçe ilgisini çekmektedir. Adamızda yaşayanlar içinse tam bir cinayet, hele de serbest keçi yetiştiriciliği Allah’a emanet bir durum. Tarımla uğraşıyorsan, bağ bahçe yetiştirmek istiyorsan, adayı yeşillendirmek istiyorsan en basitinden evinin önündeki bahçene hobi olarak bir şeyler ekmek veya ağaç dikmek istiyorsan kolay gelsin diyelim. Eğer etrafını metal çitlerle çevirmezsen, bil ki serbest hayvancılık da özellikle keçi yetiştiricilerinin ekonomik saldırısına maruz kalacaksın dır. Keçilerinin rahat otlanabilmesi için çitlerin makaslanması da işin bonusu olacaktır. İnanın Ada gerçekleridir bunlar,  her nedense hal yoluna koyulamıyor bir türlü. Ada da yaşayanların ortak aklı bir türlü bu işi çözemiyor veya çözmek bazılarının işine gelmiyor ne yazık ki. İyi insan olmak aklımıza bir türlü gelmiyor. Kimisi bu tarafından, kimisi karşı tarafından çekiştirip duruyor. Böylede sürüp gideceğe benziyor, ta ki ortak aklı adamızda hayata geçirene kadar, insanlık için.         

Dalai Lama çok önceleri basit bir şekilde insanlığa yol göstermiş aslında. Ne diyor Dalai Lama.

Daha iyi insan;         

Yani daha insaflı,         

Daha duygusal,         

Daha az alıngan,         

Daha sevgi dolu,         

Daha merhametli,         

Daha sorumlu,         

Daha etik.

İşte bu kadar kısa ve özcesi, anlayana. Gelecek yazımız da buluşmak dileğiyle.

Yazarın Notu; 14 Temmuz 2020 tarihinde vefat eden eşim Şadiye Yusufoğlu Kara için telefon ederek, mesaj göndererek veya bizzat gelerek taziyelerini bildiren ada halkımıza şükran ve saygılarımı en içten duygularımla tekrar belirtir, teşekkür ederim.

Total Page Visits: 283 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: