2021 İstiklâl Marşı Yılı

TBMM Genel Kurulunda, Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un ilk imza sahibi olduğu ve AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti’nin imzasının yer aldığı önergeyle 2021 yılının “İstiklal Marşı Yılı” olmasını içeren düzenleme kabul edildi. 2021 yılı boyunca bütün kamu kurum ve kuruluşlarınca İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri düzenlenecek…

  • Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
  • Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy, 1936 yılında İstanbul’da kendisini hasta yatağında ziyaret eden  arkadaşlarına Millî Mücadele dönemi ve Millî Marşımız hakkındaki görüşlerini şu sözlerle dile getirmişti:
“İstiklal Marşı… O günler ne samimi, ne heyecanlı günlerdi. O şiir, milletin o günkü heyecanının ifadesidir. Bin bir fecayi karşısında bunalan ruhların, ıstıraplar içinde halas dakikaları beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır. O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur.” 
Bir ülkede millî marş yazılmasının, o ülkede yaşayan vatan evlatlarının düşman işgaline ve esarete karşı bir kurtuluş mücadelesi vermesi demek olduğunu ve bu mücadelenin de ne büyük güçlüklerle kazanıldığını bilen millî şair, kendisine yöneltilen bir başka soruya da,
“Allah bu millete yeniden bir millî marş yazdırmasın” diyerek cevap vermişti.

İstiklal Marşı’nın 12 Mart 1921 tarihinde kabulünden bir gün sonra Meclis Başkanvekili Adnan Bey (Adıvar), marşın bestesi için yarışma açılması gerektiğine dair bir takrir verir. Maarif Vekâleti, Hâkimiyeti Milliye gazetesinin 17 Mart 1921tarihli sayısında bu defa da marşın bestesi için bir yarışma duyurusu ilan eder:
“Matbuat ve İstihbarat Müdüriyetinden Burdur mebusu şair-i muhterem Mehmet Akif Bey tarafından yazılıp Büyük Millet Meclisi’nce kabul ve gazetelerde ilan edilen İstiklal Marşı’nın bestesi Maarif Vekâletince müsabakaya konulmuştur. Notanın mayıs ortasına kadar gönderilmesi ve kabul edilecek beste için beş yüz lira mükâfat-ı nakdiye verileceği ilan olunur.” 
Marşın ilk gayrı resmi bestesi Ali Rıfat Bey tarafından bestelenir ve 1 Nisan1921 tarihinde Kadıköy Apollon Tiyatrosu’nda çalınır. Yarışmaya yirmi dört eser katılır; hatta bestelerden biri de Prag Konservatuarı’nda görevli olan Bedri Bey’e aittir.
Marşın bestelenmesi konusu 1 Kasım 1921 tarihinde Meclis’te görüşülür. Görüşmelerde Meclis’ten, marşın İstanbul’da özel bir heyet tarafından bestelenmesi için izin istenir. Konunun Maarif Encümeni’nde görüşülmesi talep edilir. Bolu Vekili Tunalı Hilmi Bey bestenin de güfte gibi seçilmesinin uygun olduğunu dile getirir. Ancak, resmi bestenin seçimi konusunda 1922 yılı ortalarına kadar herhangi bir gelişme kaydedilemez. Maarif Vekili olarak Hamdullah Suphi Bey’in yerine atanan Mehmet Vehbi Bey, 9 Haziran 1922 tarihinde Meclis’e bir tezkere verir ve İstiklal Marşı’nın yurtdışında bestelenmesi konusunu gündeme getirir.
Milli Mücadele’nin sürdüğü zor ve çalkantılı dönemlerde İstiklal Marşı’nın bestelenmesi gecikir. İstiklal Marşı’nın bestelenmesi konusu, ancak 12 Şubat1923 tarihinde İstanbul Maarif Müdürlüğü’ne gönderilir. Müdürlük, üyelerinin çoğunluğu makamsal müzik eğitimi almış olan bir komisyon kurar ve Marşın bestesi için bir yarışma açar. Komisyon, 19 Temmuz 1923 tarihinde yarışmaya katılan elli beş beste içerisinden Ali Rıfat Bey’in (Çağatay) eserini tavsiyeye uygun görür ve eseri notları ile birlikte Ankara’ya gönderir. Komisyon aynı zamanda Rauf Yekta Bey, Zati (Arca) Bey, Kazım (Uz) Bey ve Dr. Suphi (Ezgi) Bey’in bestelerini de beğenmiştir.
Mehmet Akif’in şiiri İstiklal Marşı’nın güftesi olarak, Meclis’in oylaması sonucu alınan kesin bir kararla belirlenmiştir. Ancak, Ali Rıfat Bey’in bestesi kesin değil, tavsiye niteliğindedir. Bu durum, baş-kanlığını Divan Müziği besteleri yapan kanuni Ziya Paşa’nın yaptığı komisyonca seçilen bestenin milli duyguları tetikleyecek coşkudan yoksun olması ile açıklanmıştır. Beste yeterince enerjik bulunma-maktadır ve icra edildiği bakanlıklar, okullar gibi kurumlardan itirazlar gelmektedir. Her ne kadar resmi olarak kabul edilmemişse de, yasal süreç tamamlandığından ve bir komisyonca tavsiye edilmiş olduğundan, Ali Rıfat Bey’in eseri 1930’lara kadar İstiklal Marşı’nın bestesi olarak çalınmıştır. Bu arada, saraya bağlı Muzikayı Hümayun ’un şefi olan Osman Zeki Üngör Bey de İstiklal Marşı için bir beste yapmıştır. Osman Zeki Bey, İstiklal Mahkemeleri hâkimlerinin de katıldığı, İstanbul’daki yardım konserlerinde İstiklal Marşı’nı kendi bestesi ile icra eder. Osman Zeki Bey’in bestesi duyulunca, Hükümet kendisini kadrosu ile beraber Ankara’ya davet eder. Ankara’da göreve başlayan Osman Zeki Bey 1924-1934 tarihleri arasında Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti Şefliği görevini yürütecektir.
6 Nisan 1924 tarihli bir belge ile Osman Zeki Bey’in idaresinde bulunan orkestra, Riyaset-i Cumhur Musikiyyesi olarak resmileşmiştir. 14 Mayıs 1924 tarihli, Türkiye Reis-i Cumhuru Gazi Mustafa Kemal imzalı bir başka belge ile de Osman Zeki Bey’in, orkestranın kurulması hususundaki çalışmaları takdir edilir ve kendisine İstiklal Marşı bestesi yarışmasında takdir edilen 500 liralık bir ödüle eş miktarda para ödülü verilmesi uygun görülür.
İstiklal Marşı 1924’ten 1930’a kadar Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi ile çalınmıştır. Ancak 1930’da yeni bir emirle, o tarihte Cumhurbaşkanlığı Orkestrası şefi olan Osman Zeki Bey’in bestesi İstiklal Marşı’nın resmi bestesi olarak kabul edilir. Toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonisini Edgar Manas, bando düzenlemesini ise İhsan Servet Künçer yapmıştır. İstiklal Marşı’nın sadece ilk iki dörtlüğü bestelenmiştir ve icra edilmektedir.
KAYNAKÇA :
Sarıhan, 64-77.80 Mehmet Altun,
Özgürlük Notaları: Milli Marşın Öyküsü (İstanbul: Tekfen Vakfı Yayını, 2008)
Total Page Visits: 323 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: