ADALI GENÇLER NEREDE? GELECEKLERİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORLAR?

Bu yazımı Gökçeada’lı gençlere ayırdım. Çünki adanın reel ekonomik şartları en çok onları etkiliyor. Onlardaki gelecek kaygısı,evlenme ve iş sahibi olma azmi en büyük sorun. İş alanlarının olmaması gençleri ada dışına göçe zorluyor. Aş-İş ve evlilik hayallerini adada yitiren ada gençlerinin çoğu adadan ya gitti.Ya da gitmek için gün sayıyor.Normal nüfus artış hızına göre 15.000 olması gereken ada nüfusu bugün 9 binlerde ise yitirdiğimiz 6 bin kişinin çoğunun gençler olması muhtemel. Eğitimli genç nüfusun arttığı adamızda iş bulamayan Ada gençleri çareyi dışarıya göç ile bulmaya çalışıyor. Bu durum milli politikalarımızla da çelişiyor. Adada nitelikli yatırım olmaması istihdamı da olumsuz etkiliyor. Sezonluk işler de gençleri tatmin etmiyor. Gençlerimiz ya kazançlı iş sahibi olmak,yada garantili bir kurumda çalışmak istiyor. Onları adaya bağlayacak yegane çözüm yolu bu. Herkesi bir kuruma yerleştirmek imkanı olmadığı için bu gençlerimize kazançlı bir iş imkanı bulmalıyız. İşte tam da bu noktada sınır ticareti imkanı fikri güç kazanıyor. Adalı Gençlerin sınır ticareti sayesinde Limni-Semadirek ve Taşoz adalarına mal ve hizmet satabiliyor olması göçü tersine çevirecektir. Size ada nüfusu gelişimi hakkında resmi bilgiler vermek istiyorum. 1470 yılında ada nüfusu 3000 kişi.1831 yılında nüfus 5000 kişi.1886 yılında 9500 kişi.1895 yılına 8500 kişi.1920 yılında 6992 kişi. O yıllarda Limni-Semadirek ve Taşoz nüfusu Gökçeada’nın yarısı bile değil. 1927 yılında 6762 kişi.1980 yılına kadar nüfus aşağı yukarı 6000 lerde.1997 yılında 8670 kişi. 2000 yılında 8894 kişi. 19 yıl geçmesine rağmen bugünkü nüfus 9783 kişi. Yani Gökçeada sürekli kan kaybetmiş. Gençlerin nerede olduğu belli. Ada dışında. 1985 yılında ada nüfusu 7619 kişi iken otel-pansiyon sayısı 65. 2019 yılında onca otel-pansiyon yapılmasına rağmen nüfus artmamış.Bilakis düşmüş. Ortada ciddi bir sorun var. Yani nüfus azalıyor. Gençlerimiz gidiyor.Dönemin MGK’sı doğru yada yanlış tedbirlerle sorunlara çözüm ararken ada nüfusu sürekli gerilere gitmiş. Demek ki tedbirler yerinde ve sağlıklı olmamış. Bize sormadan alınan onca tedbir ,onca masraf heba olmuş. Hani mandıramız,hani balıkçı gemilerimiz,hani değirmenler,hani ekmek fırınları,hani köy okulları,hani köy konakları.Hani cezaevinin emsalsiz binaları ve ekipmanları,hani 4 tane bakanlık tesisleri,hani,hani,hani.? Hepsi atıl durumda,perişan veya ortada yok. 1988’deki ortaöğretim talebelerinin bugün yarısı bile yok. ÇÖMÜ Yüksekokul ve 4 yıllık okulumuz can çekişiyor. Kurulduğu günden bu yana 22 sene geçti,hani fakülte ve üniversitemiz olacaktı. İki yıllık okulun müdürü bile Çanakkale’de 5 yıldır. Başka bir kurumun müdürü.Bu müdürsüz okul nasıl büyüsün.? İstanbul Üniversitesinin Kaleköy tesisleri tatil kampı olmuş.Tahmini 40 kişinin çalıştığı Havaalanı gayri faal. Dağ başına yapılan öğrenci yurdunda çalışan sayısı kadar bile öğrenci kalmıyor.Tüm bu yanlışlar silsilesi ada gençlerini dolaylı veya direk ilgilendiriyor. Zira gelişme olmazsa istihdam da olmaz. İstidam ve yatırım olmazsa ada gençleri ne yapsın.İşveren olması gereken,esnaf olması gereken,üretici olması gereken ada gençleri asgari ücretle sigortalı işe bile razı durumda. Ada dışına göç eden gençler geri gelir mi.Nasıl geri gelir ayrı bir muamma. Her ay adada kalmaları koşuluyla Yunanistan’dan gelen maaşlarını tıkır tıkır alan Rum vatandaşlarımızın yanında varolma mücadelesi veren çaresiz ada halkı. Helal olsun Yunanistan’a. Adadaki Rum okullarına tırım tırım Rum öğrenci arayan,aileleri adaya yerleştiren, organize eden ve mükemmel okullar açan yapı karşısında bizlerin neresine baksan pejmürde halimiz. Devletimize Tavsiyemiz ; Ada halkını ve STK’ları dinleyiniz. Müllki ve Yerel idareyi dinleyiniz. Geçmişi masaya yatırınız ve geleceği planlayınız. Madem Gökçeada devletimizin gözbebeği. O zaman yazıktır günahtır bu halka,gençlere. Eğer Evlad-ı Devlet isek (Devletin evladı) bu feryadımıza kulak verin. Yoksa bizler Serhad’ı (sınır boyu) bekleyen kişiler değil miyiz.

Adalılara Tavsiyemiz; Aramızdaki husumetleri,kırgınlıkları,çekişmeleri,rekabetleri,siyasi farklılıkları,küskünlükleri,kan davalarını,kaprisleri bırakalım. Bizim saçlarımıza zaten ak düştü. Beraber yaşlandık. Beraber çile çektik. Beraber limanlarda mahsur kaldık. Beraber acılarımız oldu. Gökçeada patladı patlayacak diye diye yıllarımız gitti. Bari gençlerimiz bizim gibi olmasın. Onlar da orta yaş grubuna girdi bile. Sağlıcakla kalın.

İletişim: gokceadagazetesi17@gmail.com

GELECEK YAZI : KIRSAL-TURİZM PROJELERİNİN ÖNÜNDE EN BÜYÜK ENGEL –TARIM BAKANLIĞI

Total Page Visits: 413 - Today Page Visits: 2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: