ADAMIZ VE GELECEĞİNİ HAYAL ETMEK…

Gökçeada’mız var olan nüfus yapısı, yerleşim yerleri ve henüz bozulmamış doğal eko-biyolojik yapısı ile birlikte ada yaşamımızda neredeyse herkesin birbirini tanıması sonucu, merkez caddesinde gün içerisinde bir aşağı bir yukarı dolaşırken aynı kişiyle üç-dört defa selamlaşmanın güzelliğine sahibiz.

          Ayrıca adamızda ibadet yerlerinin çeşitliliği; camilerimizin, kiliselerimizin ve cem evimizin olması, inançlar arası hoşgörü ve dayanışma vesilesi olmaktadır.

          İyi günümüz de kötü günümüz de ayırım yapmadan ibadet yerlerimizde bir araya gelebilmek de adamızda ayrı bir huzur kaynağıdır.

          Adamızın gelişimi için turizm alanında ve organik tarım üretiminde yatırımlar yapılması kaçınılmazdır. Ve teşvik edilmelidir ki bu ada gençlerimizin istihdam sorununda da yardımcı olacaktır.

          Bunlara paralel olarak ada ulaşımında çok önemli olan havaalanımızın bir an önce tekrar hizmete girmesi lazımdır. Gereken girişimlerin en kısa sürede yapılması dileğimizdir.

          Gelelim ada geleceğini hayal etmeye;

          Ada nüfusunun 60-70 binlere veya daha da fazla mesela 100.000’lere dayandığını düşünelim.

          Öncelikle sessiz ada olan özelliğimizi yani Cittaslow unvanımızı kaybedeceğimizi bilelim.

          Bu kadar yoğun nüfusa ulaştığımız da Yıldız koy’un, sualtı milli park olma özelliği sizce kalacak mıdır? Yıldız koy’un çevre tepeleri rant uğruna villalar ile dolacağını ve dolayısı ile çevre kirliliğinin başlayacağını söyleyebiliriz.

          Gelelim değişimin yaşanacağı diğer bir güzergaha. Aydıncık-Uğurlu arasında ki kıyı kesimlerinin yine rant uğruna ticari olarak imara açıldığında, beton yığınlarının yükselmeye başladığında gel de  bugünkü adamızı aramayın bakalım.

          Ada geleceğini hayal etmeye devam edelim. Birkaç yıl önce ulusal basında şöyle bir haber çıkmıştı. Türkiye de tekrar kumarhaneler açılırsa düşünülen pilot yerler olarak Antalya-Kepez, İzmir-Kuşadası ve Gökçeada’nın olduğu yazıyordu.

          Gökçeada’mız için sessiz şehir, organik ada, henüz bozulmamış bakir bir yer diyoruz değil mi? Açılırsa gelecekte, kumarhane gibi modern bir bataklık. Düşünün adamız da gelişecek kronik hastalıkları.

          Hayal etmek bile insanı ürpertiyor…

Total Page Visits: 349 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: