BELEDİYECİLİK VE KENT KONSEYİNİN ÖNEMİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ”Katılımcı Bütçe” belediyeciliği uygulamasını hayata geçiriyor. Katılımcı Bütçe, halkın belediye bütçesinin nasıl kullanılacağı, üzerinde söz sahibi olması demek. Yani ”Yeni belediyecilik” anlayışının önemli bir unsuru olacaktır ”Katılımcı Bütçe”.
           

Pekala, katılımcı bütçe uygulamasının dünyada örnekleri var mı? Elbette ki var. Dünyada ilk uygulama Brezilya’nın Porto Allegre kentinde hayata geçmiş. Ayrıca Paris, Helsinki, New York ve Lizbon da uygulamaları var, giderek yaygınlaşıyor.
           

Ankara Büyükşehir Belediyesi de geçen yıl katılımcı bütçe uygulaması için Ankara’nın belli ilçelerinde pilot uygulama yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin aylar süren çalışmaları neticesinde açıklanan projeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulacak büyükşehir bütçe çalışması içinde yer alacaktır.
           

İstanbul’un ilk katılımcı bütçe çalışması İstanbul Kent Konseyinin katılımı ile koordinasyonu belediye strateji Geliştirme Müdürlüğü ile birlikte yürütülmüştür. Önerilen projelerden %96’sı bireysel öneriler %3 de kurumsal öneriler olmuştur. Öne çıkan projeler ise şöyle sıralanmıştır. Ulaşım konusu %25, Çevre konusu %21, Sosyal Hizmetler ise %17 ile ilk üç sırayı almıştır.
           

Yapılan önerilerin öncelikle belediyenin yetki ve sorumluluk alanı içinde olup olmadığına bakılarak yasal boyutu, yapılabilirliği, ihtiyaç duyulan bütçenin büyüklüğü, teknik sınırlamaları ve halkla yerel yönetim arasında köprü kurup kuramayacağı göz önüne alınmıştır.
             

Elemelerden sonra ortaya şöyle projeler çıkmıştır;​

1- Yol aydınlatmasında güneş enerjisi kullanımı

2- Toplu taşımada İstanbul kart bakiyesi kalmayan vatandaşlara yolda bırakmayacak kadar eksi kredi kullanma hakkı

3- Otopark doluluklarını gösteren sistem

4- Afet gönüllüleri oluşturulması gibi.
           

Bu çalışmalarda Kent Konseyinin öne çıkarılmasının nedeni halkla ve sivil toplumla Belediye arasındaki bağlantının Kent Konseyince kurulmuş olmasıdır. Katılımcı çalışmalarda her zaman şöyle bir risk vardır. Konuşulur, konuşulur ama iş uygulamaya gelince idareciler ”Güzel ama bütçe yok” derler. Halbuki İstanbul Büyükşehir Belediyesinin uygulamasında göz önüne alınan halkın önerisiyle gündeme gelen, yapılabilirliklerine göre, yine halkın oyuyla seçilen projeler doğrudan bütçeye bağlanıyor, lafta kalmıyor neticede.
           

Anlıyoruz ki katılımcı bütçe tepeden inme siyaset yerine tabandan geleni besleyen bir araçtır. Onun için önemlidir. Bu olayda ilk adımın atılmış olması cesaret işidir. Takdir edilmelidir. Kent Konseyine sorumluluk verme kararı da çok önemlidir. Çünkü toplumun yönetime katılması, yerel demokrasinin güçlenmesini de sağlayacaktır. Katılımcı bütçe modelinin Türkiye’de diğer belediyelere de ufuk açmasını ve yerel yönetimlerle sivil toplumun iş birliğini güçlendireceğini göz ardı etmeyelim.
           

Ortak akıl ile çözüm daima daha kolay olacaktır. Unutmayalım. Yoksa, ”Akıl fukara olunca dil ukala olur!”
           

Esen kalın…Memleket güzel…”Bu memleket bizim”

Total Page Visits: 203 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: