DEĞİŞİME NASIL İNANABİLİRİZ !

 Sizce değişime nasıl inanabiliriz. Ada da yaşıyoruz ana karadan uzaktayız, genellikle gözden ırak olan gönülden de ırak oluyor durumlarındayız. Sorunlarımızı çözmede biraz içe kapanığız, bir araya gelip sorunlarımız için el birliği ile hareket edemiyoruz. Ufak çıkar hesapları yapmamız, hala kendimize adalıyız bile diyemememiz sorunlarımız ile bizleri maalesef baş başa bırakıyor. Adalı olarak güç birliği yapamıyoruz. Var olan adanın sorunlarını sürekli erteliyoruz. Adalı olarak ortak bir eylem birliği bile yapamıyoruz. Herkes işin bir ucundan çekiştirip duruyor, ortaya çözüm önerileri bir türlü gelmiyor. Toplanalım deniyor Covid-19 salgını var şimdi olmaz, deniyor.  (Pandemi  ile yaşamayı beceremeyeceğiz bu gidişle, sorunları ertelemek en kolayı o zaman. )        

Değişime inanabilirsek adamızın nelerini çözebiliriz, birlikte düşünelim. Ortak akıl bize ne yol gösterecektir, ufak hesaplar peşinde koşturmazsak eğer. Sağlık açısından rahatsızlık geçirip ana karaya gitmek gerekiyorsa ulaşım sorunu yaşıyor muyuz, bunun için hayata geri dönüşü olmayan bir bedel ödüyor muyuz? Haklısın dediğinizi duyar gibiyim. Adamızda yıllardır bir türlü çözülemeyen çöp olayı var mı? Gidin Eşelek Köylülerine en ince detayına kadar anlatsınlar, neler çektiklerini. Ya adamızın turizm bölgesi dediğimiz, her yıl yeni yeni yatırımların yapıldığı Aydıncık bölgesinin kıymetli turizm yatırımcıları hiçbir adım atıyorlar mı? Bu çöp sorununun çözülmesi için. Adamıza gelen yerli ve yabancı turistlerin ilk uğradıkları ve konaklama yaptıkları bölge Aydıncık değil mi? Ne bekleniyor o halde, el birliği ile sorunun çözümü için neden taşın altına elinizi sokmuyorsunuz?          

Ve Türkiye’miz de örneği olmayan, adına serbest hayvancılık denilen konuda mağdur olmayan Ada sakini var mı? Sanırım herkes bu dertten mustarip. Her yıl defalarca çıkarılan, bilinçli olarak rüzgarlı havalar tercih edilerek yakılan gevenler de işin ikramiyesi. Gevenlerin ada doğasında ki börtü böcek için bir korunma ve üreme alanı olması serbest hayvancılıkla uğraşanlara pek dert olmuyor. Onlar için önemli olan yangından sonra yeni çıkacak yeşilliklerin hayvanlarına otlayacak alan olması yetiyor.         

Adamızda, yapılan hayvancılığın miktarının bunca yoğun olmasına rağmen soralım bakalım. Belediyenin yaptırdığı yeni mezbaha da hayvan kesimi yapılıyor mu? Ne gezer, peki adamızda ki kasaplar veteriner kontrol damgası olmadan kesilen koyunların-keçilerin etini mi? Ada halkına yediriyorlar. Nasıl bir ortamda kesim yaptıklarını biliyor muyuz, hijyenik bir ortamda mı kesim yapıyorlar. Var mı bunun kontrolünü yapan görevliler, kurumlar. Yapılmıyorsa halkın sağlığı o kadar da önemli değil mi? Demek istiyorlar.         

Adamızın altyapı sorunlarından kanalizasyon örneğine hiç dokunmayalım isterseniz. Çünkü ortalığı pis kokular saracaktır, inanın. Verin borularla turizm bölgesi Kaleköy sahilinden açık denize gitsin, oldu bitti işte. Borular zamanla kırılıyormuş, ova kokudan geçilmiyormuş ne önemi var. Gidin Yeni Bademliler ile konuşun, kokudan tarlalarına gidemediklerini, derelerinin bile koktuğunu anlatsınlar sizlere.         

Kaleköy demişken Belediye tarafından yaptırılan, inşaatları yarım kalan, daha doğrusu mahkeme kararı ile inşaatı durdurulan ve yıkım kararı verilen yapılar adamıza gelen turistlere tarihi eser diye mi? Gösterilecek. Yıkım kararı niye uygulanmıyor? Yoksa Eski Bademli Köyündeki ucube otel için söylenen, makina parkurumuz yok bahanesine mi? Yine sığınacaksınız. Böyle durumlar da dışarıdan hizmet alımı yapılması gerektiğini kanunlar yazıyor, sorunu çözmek isteyenler için.         

Adamızda ki yoğunlaşan inşaatlar için, herhangi bir mimari yapı öneriniz var mı? Olduğunu sanmıyorum, herkes kafasına göre takılıyor. Adamız modern gecekondular ile donatılıyor, çıplak gözle izleyebiliyoruz. Ancak yukarıda kısaca sıraladığım, adamızın kangrene dönüşen sorunlarının çözümü için adım atması gereken yetkililer harekete geçtiklerinde bizler de değişime inanabiliriz. Ve adalı olarak mutlu oluruz, alkışlarız.           

Yıldızkoy’un imara açılmak istenmesi ise hep aklımızda, unutmadık mücadeleye devam.           

Esen kalın…Memleket güzel…Bu memleket bizim.

Total Page Visits: 521 - Today Page Visits: 1

2 thoughts on “DEĞİŞİME NASIL İNANABİLİRİZ !

  • 19.11.2021 tarihinde, saat 11:05
    Permalink

    Maalesef ada ranta teslim edilmiş durumda.Limana indiniz sanki terk edilmiş yer görüntüsü merkeze doğru gelin üst üste binalar üzerinize düşecek gibi nefes alamazsınız .Merkezden Kaleköye doğru gidin yeni bademli girişi yapılan yol üç metre yükseltildi apart işletmelerin yolu kapandı köyün içine girin her her kazılı yollar çamur deryası kaleköye gelin heryer lağım kokuyor.Yıldızköy desen her an cahil kafalar yüzünden ranta teslim edilmeyi bekliyor .Gelelim eşelek ve Aydıncığa çöpler büyük sorun daha bu yaz eşelek kite sörf alanına giden yol bahçeler tırpanlanarak hava alanı pisti gibi yol yapıldı çünkü oralar imara açılacak .Kefaloz sahiline gelince bütün kumsal ucube kulübe ve barakalarla doldurulmuş mangallar yakıp yiyecek içecek satışı yapamaya çalışıyorlar bütün sahil yağ ve mangal kokusundan geçilmiyor yıkadıkları bulaşık suları kumların üzerine akıtılıyor şezlong şemsiyeler pislik içinde akşama kadar aynı minderlere yüzlerce kişi oturup kalkıyor bazı kişiler hayvanlarını bile minderlerin üzerine oturtuyor sörf eğitimi veremeye çalışan kişiler para kazanmak için denizde insanların yüzme alanlarını kafalarına göre çevirip engelliyorlar.Laz koyu deseniz orasında gözü para hırsı bürümüş kişilerin tekelinde Uğurlu tarafına gelince oralarda Araplara pazarlanmış durumda.Kısacası ada turizmden çıkıp rant bölgesi olma yolunda hızını kesmeden devam etmekte.

    Yanıtla
  • 19.11.2021 tarihinde, saat 11:46
    Permalink

    Sevgili Kardeşim Hasan Hüseyin..Adadan uzakta olduğum bu günlerde yazdıkların ada poyrazı gibi gerçekleri estirdi bulunduğum yere.Yüreğine sağlık.Konuşmayla. yazmayla her şey bitmiyor tabi.Tepkiler hak edenlerin,görevlerini yapmayanların suratına tokat gibi savrulmalı.Buna da karşılıklı çıkar hesapları engel oluyor elbette.Bu kısır döngü de artık aşılmalı.
    Yazdıklarına bir ekleme de ben yapayım izin verirsen;Adanın bu soğuk kış günlerinde bilhassa (toplu konutlarda ve merkezde) havada kömür kokusundan nefes almakta zorlanıyoruz.Adada ki önlenemez inşaatların fazlalığı. gelecek kışlarımız da bu, daha da acil müdahale gerektirecek.Bu yüzden adada kömür kullanımını sonlandırmak durumundayız.Alternatif çözümler bulmalıyız.Gelecek iktidarların hedefi adaya doğal gazı ulaştırmak olmalıdır.Rüzgar ve güneş enerjisinden yararlanmalıyız.Saygı ve sevgilerimle.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: