DÜNYA TARİHİNDE VE TIP’DA KANSIZLIK !

 İnsanlık, yaşam mücadelesi verirken iki tür kansızlıkla her şart altında karşılaşabilir. Bu kansızlıklar dan biri vicdani olarak, diğeri insan sağlığı alanında karşınıza çıkabilir.          

Vicdani olarak kansızlık gösterebilmek, öncelikle insan kişiliğinde büyük tahribatlar yaratacaktır. Bilinçsiz olarak yapılan kansızlık, başarısız olmak şartı ile bir yere kadar anlaşılabilir. İnsan hatasını anladığında, öz eleştirisini yaptığında düzelebilir, toplum tarafından affedilebilir.
          Bilinçli olarak yapılan kansızlık, hem kişinin kendisinde hem de toplumda onarılmaz yaralar açabilir. Tarih boyunca affedilmesi asla mümkün olamaz. Tarihin bir kara lekesi olarak daima anılırlar. Kendi ülkesine ve dünya toplumuna zarar veren bu kansızlara örnek verecek olursak; Almanya da Hitler, İtalya da Musollini, İspanya da Franco, Portekiz de Salazar, Şili de Pinochet, Küba da Batista ve Türkiye de Kenan Evren’i sayabiliriz.
          Bu kansızlara karşı direnenler yenilseler bile insanlık tarihinde her zaman saygıyla anılmaya devam edilmektedir. Che Guevara’nın deyişiyle ”Direnen kaybedebilir, direnmeyen ise çoktan kaybetmiştir.”
          Gelelim insan sağlığı açısından ki kansızlığa. Demir eksikliğinden anemi dediğimiz kansızlık oluşabilmektedir. Anemi ülkemizde çok sık görülen bir sağlık sorunudur. Ekonomik durum, beslenme alışkanlıkları ve daha pek çok etken kansızlığın meydana gelmesinde rol almaktadır. Tabi bu etkenlerden biri de çaya olan düşkünlüğümüz.Demir eksikliğine dayalı kansızlıkta, renk solukluğu, halsizlik, yürüyüş ve hareketlerde isteksizlik, efora tahammülsüzlük görülmektedir.
          Yaşamımızda karşılaşabileceğimiz her iki tür kansızlığa karşı da çok dikkatli ve hazırlıklı olmakta daima fayda vardır.

Total Page Visits: 129 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: