Düşlemek Mi, Düşünü Bilmek Mi?

Hayatımın en kazançlı dönemiydi, üniversite dönemi. En büyük kazancım ise Edebiyat Öğretmenim Nazmi ŞENGEZER.

“Okurun karşısına “çıplak çıkma” fikri, benimde savunduğum bir değerdir. Sosyal statüler ve kazanılmışlıklar bir kenara bırakıldığında biriktirmiş bir insanın hazinesini yaptım. “Bende bunlar var” iddiası dışında bir iddia taşımıyor. Ruhunuzun size açılmış pencereleri var. O pencereden bakanlar çok şey görecekler.” – (Tanıtım Bülteninden)

Biz insanoğlu her daim hayal kuran bir yapıya sahibiz. Hayatın her evresinde bir şeyler düşleriz ancak ne yazıktır ki pek çoğumuz o düşün peşinden koşmaz, koşamaz….

İşte bu nedenle bazen Düşünü Bilmek gerekir…

Neyi düşleyeceğimizi, nasıl düşleyeceğimizi  bilmemiz gerekir ki, o düşün peşinden koşabilelim…

“Zaman, en büyük lokmandır.” der büyükler.

Peki beklemek her zaman çözüm müdür? Biz çaba göstermezsek başarıya, sonuca kavuşabilir miyiz ki? Tanrı insanoğluna akıl, irade, fikir, güç ve kuvvet vermiştir. Ama ne kadar kullanabiliyoruz?

Hayal kurmak bedava diyerek olmayacak şeylerin hayalini kurup peşinden koşup kendimizi üzmek mi düşlemek yoksa kurduğumuz hayali doğru seçip, mutlu olmayı hedeflemek mi düşünü bilmek…. Takdir senin sayın okur.

Her gece yatken; dua eden, hayal kuran illaki vardır. Peki kaç kişi hayalinin peşinden koşuyor. Kurduğumuz hayale ne kadar inanıyor ve çabalıyoruz?

Birçok kişiden olumsuz değil, olumlu örnekler ile makale yaz diye öneri aldım. Ancak yazamıyorum sayın okur.

Çünkü endişeliyim… Yarın bizi neyin beklediğini bilemiyoruz artık…

Takdir sizin, düşlemek mi, düşünü bilmek mi?

Total Page Visits: 150 - Today Page Visits: 2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: