MUNZUR BABA

​Madem artık yaşamımızı burada sürdürüyoruz, nereden gelirsek gelelim her zaman ADALIYIZ  diyebilmeyi savundum. Ve  daima savunacağım. ADALIYIM demek, zaten ayrı bir kültür oluşumu içinde yoğrulmayı da beraberinde getirecektir. Bu demek değildir ki  kimse kökenini, nereden geldiğini, örf ve adetlerini, yöresinin efsanelerini unutsun.         

Bugün bende geldiğim yörenin efsanesi, keramet sahibi olarak nesilden nesile anlatılan MUNZUR BABA’yı yazmak istiyorum. Memleket özlemi duyan ve memleket hasreti çekenlere bir nebze ilaç olsun diye.          Bugünkü Tunceli İli Ovacık İlçesine bağlı Koyungölü Köyü civarında yaşayan bir ağa ve ağanın koyunlarını gütmek için yanına aldığı Munzur isminde bir çobanı varmış. Munzur’un ağası Hac zamanı Hacca gitmiş. Ağa Hacda iken Munzur bir gün ağanın hanımının yanına gelir ve ”Hatun ağanın canı sıcak helva ister. Helvayı yaparsan ben kendisine götürürüm” der. Ağanın hanımı önce şaşırır, sonra herhalde zavallı çobanın canı helva yemek istiyor, doğrudan söylemeye dili varmıyor utanıyordur.         

Ağasını da bahane ediyor, kendisine bir helva yapayım da yesin, diye düşünür. Helvayı pişirir bir bohçanın içine bağlar ve Munzur’a ”Al evladım götür” der. O sırada ağa Hac da namaz kılmaktadır. Namaz sırasında sağa selam verirken bir de bakar ki elinde bir bohça ile Munzur dikilmiş duruyor. Namazını bitirip Munzur’a ”Hoş geldin evlat! Burada ne arıyorsun, nedir o elindeki? der. Munzur da ”Ağam canın sıcak helva istemişti onu sana getirdim” der. Elindeki bohçayı ağasına uzatır. Ağası bohçayı açar ve bakar ki içinde sıcacık helva paketlenmiş duruyor.         

Hayretler içinde Munzur’a bir şeyler söylemek için başını çevirdiğinde bir de bakar ki Munzur yanında yok. Hac farizesini tamamlayıp köyüne döndüğünde komşuları elinde bir hediye ile hacıyı karşılamaya giderler.          

Munzur’un götürecek başka bir hediyesi olmadığından bir çanağın içerisine koyunlarından bir miktar süt sağar ve bununla ağasını karşılamaya gider. Ağa Munzur’u görünce yanındakilere; ”Asıl hacı Munzur’dur, öpülecek el varsa Munzur’un elidir, önce ben öpeceğim” der ve Munzur’a doğru koşar. Munzur bu konuşmaları duyduğunda; ”Aman ağam Allah aşkına böyle bir şey olmaz. Ben yıllarca senin ekmeğinle, aşınla büyüdüm, sen nasıl benim elimi öpersin. Ben sana elimi öptürmem” der ve kaçmaya başlar.         

Munzur önde ağa ve yanındakiler arkasında bir kovalamaca başlar. Şimdiki Munzur ırmağının çıktığı ilk yere geldikleri zaman Munzur’un elindeki süt dolu çanak dökülür ve sütün döküldüğü yerde süt gibi bembeyaz bir su fışkırır. Bundan sonra Munzur kırk adım daha atar, attığı her adımda bir kaynak fışkırır.  Ve fışkıran bu sulardan bir ırmak meydana gelir. Munzur’un arkasından koşanlar bu ırmaktan öteye geçemezler. Munzur da bu dağlarda kaybolur gider. Yöre halkı efsaneleştirdiği Munzur ile varlıklı ve sözü geçen kişiler yanında bir çobanın da keramet sahibi olabileceğini, çoban olsa bile  Tanrının sevgisine mazhar olabilecek temiz yürekli, imanlı insan olabileceğini belirtmekte, Munzur’u bu inançla efsaneleştirmektedirler.         

Munzur nehrinin çıktığı gözelere yapacağınız bir ziyarette göreceğiniz muhteşem görünüm ve Munzur  da  yaz sıcağında içeceğiniz buz gibi su içinizi ferahlatacaktır. Son dönemlerde Munzur bölgesini de içine alan milli park olan bölgede yapılmak istenen Hes’ler ve açılmak istenen yeni maden sahalarına karşı çıkmak yurtseverlik görevimizdir. Yanı başımızda yaşanan Kazdağları maden sahasının açtığı tahribatı ve kesilen 200 bin ağaç katliamını da unutmamak ve unutturmamak insanlık görevimizdir.

Total Page Visits: 505 - Today Page Visits: 1

One thought on “MUNZUR BABA

  • 18.11.2019 tarihinde, saat 00:52
    Permalink

    Yolun açık olsun Munzur Baba..Gökçeada’nın Sesi..Adamızın tanıtımı..İnsanlarımızın kaynaşması..Haber ve etkinliklerimizin duyumu konularında faydalı olacağı düşüncesiyle..Yolun açık olsun..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: