PİŞMAN DEĞİLİM, CAHİLİM

Merhabalar, bir önceki yazımda Gökçeada’mız ve Gökçeada Feribotları hakkında birçok konuya değindim. Bu hususlarda şüphesiz takdir edenler oldu ancak bir şeyin farkına vardım.

Ne kadar cahil ve düz kafalı olduğumun.

Lisedeyken bir öğretmenim bana insan önce kendini eleştirebilmeli demişti çok haklıymış.

Bir çoğumuz gibi bende gemi neden çalışmıyor, hani her hava koşulunda çalışacaktı, ne oldu gene gemi iptal oldu, ya arkadaş lazım olduğunda gitmemez mi bu gemi diye isyan edenlerdendim. Ancak baktım ki kazın ayağı öyle değilmiş.

Örnekle anlatma gerekirse,

Geçen gün gemi kalkmadı diye isyan ettik peki kanun ne diyor bu işe;

Gemi kaptanının sorumluluğu

             MADDE 19 – (1) Bir yolcu gemisinin bir Türk limanından kalkışından önce gemi kaptanı, gemideki yolcu sayısının geminin taşımasına izin verilen yolcu sayısından fazla olmamasını ve yolcuların uygun stabilite kriterlerine uygun olarak taşınmasını sağlar.

             Yolcu bilgilerinin kaydedilmesi

             MADDE 20 – (1) Bir yolcu gemisinin işletim sorumluluğunu üzerine alan her şirket;

  1. a) Yolcu bilgilerinin kaydedilmesiyle ilgili olarak 22 nci maddeye uygun bir kayıt sistemi kurmak zorundadır.
  2. b) Acil bir durum oluştuğunda veya bir kazanın sonuçları ile mücadelede, bu bilgilerin muhafazasından ve iletilmesinden sorumlu bir yolcu kayıt görevlisi belirlemiş olmalıdır.

             (2) Şirket; bu Yönetmelikte istenilen bilgilerin, acil bir durumda veya bir kazanın sonuçları ile mücadelede arama ve kurtarma amacıyla, belirlenmiş otoriteye iletilmeye devamlı olarak hazır olmasını sağlamalıdır.

             (3) 17 nci maddeye göre toplanan kişisel veriler, bu Yönetmeliğin amacı için gerekenden fazla saklanmamalıdır.

             (4) Şirket; sefer sırasında meydana gelebilecek acil durumlarda kendisi için özel ilgi veya yardım gerekliliğini bildirmiş bulunan kişilerle ilgili bilgilerin doğru olarak kaydedilmesini ve yolcu gemisinin hareketinden önce gemi kaptanına bildirilmesini sağlar.

             İstisna ve muafiyetler

             MADDE 21 – (1) İdare, sadece korumalı deniz alanlarında olmak üzere;

  1. a) Uğranılan limanlar arasındaki mesafe bir saatten daha kısa olan düzenli seferlerde çalışan yolcu gemilerini, 16 ncı maddede belirtilen sorumluluktan muaf tutabilir.
  2. b) Ara uğraklar olmaksızın, iki liman arasında veya bir limandan kalkarak aynı limana gelmek üzere sefer yapan yolcu gemilerini, 17 nci maddede belirtilen sorumluluktan muaf tutabilir.

             (2) İdare, kara esaslı seyir yardım hizmetlerinin ve güvenilir hava tahminlerinin sağlanması ve uygun ve yeterli arama ve kurtarma imkânlarının birlikte mevcut olması koşuluyla; bu Yönetmeliğin uygulanmasında zorluklar bulunduğunu değerlendirdiği hâllerde; iki metreyi aşan belirgin dalga yüksekliğinin yıllık olasılığının %10’dan daha az olduğu kabotaj hatlarında ve alanlardaki düzenli seferlerde;

  1. a) Seferin, kalkış noktasından itibaren yaklaşık olarak otuz mili aşmaması hâlinde veya,
  2. b) Servisin temel amacının fiziksel nedenlerle birbirinden uzakta bulunan yerleşim yerleri arasında mutat bağlantı sağlamaya yönelik olduğu hâllerde, 17 nci maddede belirtilen bilgilerle ilgili sorumluluktan kısmen veya tamamen istisna getirebilir.

             (3) İdare, muafiyet tanınması veya istisna getirilmesine dair kararını, talep hâlinde gerekçeleri ile birlikte ilgili kuruluşlara bildirir.

             (4) İdare, bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde; Türk limanlarından sefer yapan ve SOLAS-1974 Sözleşmesine taraf olan ve SOLAS-1974 Sözleşmesinin ilgili hükümlerine göre bu muafiyetlerin uygulanmasına uygun olmayan herhangi bir yolcu gemisine muafiyet veya istisna sağlayamaz.

Durumu özetleyecek olursak, şayet herhangi bir yolcunun burnu seyir halindeyken, hava koşulları ve/veya kaptanın hatası nedeniyle kanaması durumunda kaptanın ehliyeti elinden alınacaktır. Peki biz halk olarak gemi kalksa da, kalkmasa da kaptanlara söverken kaptan neden kendini ve görevini riske atsın.?

Diyorum ya pişman değilim, cahilim;

bunları bilmeden yazımı yazdım ve takdirinize sundum ama sonrasında hem bilene sordum hemde İnternet de araştırdım ve ne kadar cahil olduğumu öğrendim. Birçok şey öğrendikten sonra ne kadar cahil olduğumu anladım  ve utandım. İşte bu utanç bana yeter…

Kusura bakmayın şuan hiç kimse herhangi bir çıkarı olmadan birbirine selam dahi vermezken, herhangi bir kaptandan babasının hayrına, görevini ve hayatını tehlikeye atmasını istemek tam bir şuursuzluktur.

Öyle ki hava koşulları nedeniyle, ambulans helikopter, deniz ambulansı görev yapamazken insan sağlığı ve Gökçeada halkının ana karadan uzak olması nedeniyle kaptanlarımız zaten inisiyatif kullanarak gecenin 3’ünde 5’nde tek kişi için bile bizler uyurken sefer alıyor.

İstatistik vermek gerekirse;

2018 yılında Bozcaada-Geyikli hattında 2, Gökçeada- Kabatepe hattında 20 özel sefer yaparak adalı hasta vatandaşlarımız ana karaya ulaştırıldı. Özellikle bir gecede gemimiz iki kez sadece tek bir ambulans taşıyarak Kabatepe-Gökçeada hattında özel sefer gerçekleştirdi.

Bu hususta önceki yazımda cahilliğim nedeniyle yazdığım mesnetsiz yazılardan dolayı başta Gökçeada – Kabatepe hattında çalışan kaptanlarımız ve gestaş personeli olmak üzere tüm kamuoyundan özür dilerim.

 

Sürç-ü Lisans Ettiysem Affola….

 

Total Page Visits: 443 - Today Page Visits: 3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: