SAVAŞA HAYIR!

Dün sabahtan beri Ukrayna ile Rusya’nın savaşını, NATO ve ABD emperyalizminin yol açtığı krizle izlemeye başladık. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki açlık, fakirlik, işsizlik ve yurtsuz olmak savaşın kaçınılmaz çocuklarıdır. Devam eden savaş bizlere barışın ne kadar kıymetli olduğunu tekrar tekrar hatırlatmaktadır.
           

12 Eylül 1980’deki Faşist Askeri Darbesinden sonra Türkiye de Sol’un ezilip yok edilmek istenmesinden sonra ortalık dinci gericilere kalmıştı. Neticesinde savaş naraları atılır oldu. ”Demokrasi götürmek” için Suriye’deki savaşlara emperyalist emeller ile girmemizin neticelerini somut olarak yaşadık. Türkiye’nin basiretsiz yöneticilerinin Suriye’nin başkenti Şam’da Emevi Cami’sinde Cuma namazı kılmak istemelerinin ülke ekonomisini ne hale getirdiğini yaşayarak gördük. Barışın kıymetini hala anlayabildik mi? Pek emin değilim doğrusu.
           

Uğur Mumcu ne demişti ”Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunamaz!” Türk Dışişlerinin hali ortada konunun uzmanı bilgi ve tecrübe sahibi elçilerimizi monşörler diye ifade eder, liyakatsiz kişileri yerlerine atarsanız başarılı olamazsınız. Avrupa’da savaş başlamış sayın Dışişleri Bakanımız Kazakistan’da. Diplomasiye olmayan bakış açıları işte böyle. Günümüz koşullarında çıkan ve çıkacak tüm savaşların enerji savaşları olacağını aklımızdan çıkarmayalım. Emperyalist güçlerin enerji kaynakları ve pazarlarını ele geçirme savaşları her zaman dünya gündeminde olacaktır.
           

Bu savaşın ülkemize yansımalarını döviz kurlarındaki artışlarda, benzin ve motorindeki gelecek zamlarda, doğalgaz ve elektrik de gelecek zam artışlarında kendini göstereceği kaçınılmazdır. Ukrayna ve Rusya’dan ithal ettiğimiz buğday, arpa, ve ayçiçeği yağında sorunlar yaşamamamız da kaçınılmazdır. Emperyalizmin bir kez daha dünya halklarına acılar yaşatmak istediğini gözden kaçırmayalım. Bu savaşın tüm bölge halklarına bedeli ağır olacaktır. Türkiye’de dahil. Kısa vade de petrol, doğalgaz ve diğer hammadde fiyatlarındaki muhtemel yükselişleri de savaşın acı bir sonucu olarak bir kenara yazalım. Halkımızın canını ekonomik boyutta yakacak konular; turizm, tarım, doğalgaz ve müteahhitlik hizmetleridir.
           

Ülkemizde siyasi iktidarın ABD ve NATO’nun dümen suyundan giderek ülkeyi yeni felaketlere götürecek her türlü hamleden vazgeçmelidir. SAVAŞ’A HAYIR! BARIŞ HEMEN ŞİMDİ.
           

Esen kalın…Memleket güzel…”Bu memleket bizim”

Total Page Visits: 142 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: