TOHUM VE TOPRAK

Tohum konusu öyle ilginç bir konudur ki nedense her kesimden insan fikrini söyleme gereği duyar. Bilinçli veya bilinçsizce, çünkü tohumdan elde edilen ürünler insanlar tarafından tüketildiği için  bizlerinde tüketici olmamızdan dolayı tohum üzerine hoş sohbetlerimiz kaçınılmazdır.         

Bu sohbetlerimiz örneğin enflasyon rakamları açıklandığında fiyatı rekor kıran bir meyve ve sebze hakkında ise, kaçınılmaz olarak o sebze veya meyvenin tohumu ve yetiştirilmesi üzerinden çeşitli yorumlar da bulunuruz.         

Sohbetlerimizde, bu sebzeler organik mi? Yerli tohumlarımıza ne oldu da kaybolup gittiler, nerede bizim mis gibi kokan biberlerimiz, domateslerimiz, karpuzlarımız? deriz. Süpermarketler de, pazarlar da, manavlar da gördüğümüz sebze ve meyvelerin hibrit mi? doğal mı? organik mi? diye kafamızda soru işaretleri dolaşıp durur.         

Konu meyve, sebze ve tohumları olunca herkes uzman kesilir. Kesin yargılara varılır, ve halkımızı yanıltan beyanlarda bulunulur.          Türkiye de şu anda tüketilen sebzelerin büyük çoğunluğu hibrit çeşitleridir. Dededen kalan tohumlar dediğimizde, standart tohumu anlatmak istiyoruz demektir. Şöyle ki standart tohum tarlaya ekilir, tarlada en iyi gelişen bitkilerden bazıları tohum almak üzere bırakılır. Daha sonra olgunlaştığında tohumlar alınır. Az güneşli bir yerde kurutularak, ertesi yıl yeniden ekilerek kullanılır. Yerli tohum, dededen kalma tohum, standart tohum da denilen tohumlar bunlardır.         

Bu tohumlar, hibrit tohumlara göre daha az verim verirler. Raf ömürleri kısadır, uzun süre depolanamaz yada uzak pazarlara götürülemez. Hibrit (melez) tohumlar ıslah firmaları tarafından geliştirilen çeşitlerdir. Bu tohumların her yıl yeniden satın alınması gibi bir zorunluluğu vardır. Hibrit tohumdan üretilen ürünler uzun süre bozulmadan rafta kalabilirler.         

Tohum üzerine yukarıda kısaca düşüncelerimi yazdım. Bunlar teorik bilgilerdir. İşin pratik ve uygulama bilgilerini ise, iyi tarım yapılması üzerine Gökçeada Belediyesinin düzenlediği Muğla ve Aydın’a yapılan geziye katılan sivil toplum örgütlerinden, köy muhtarlarımızdan, belediye meclis üyelerimizden ve Gökçeada Kent Konseyi adına katılan arkadaşlarımızın getireceği bilgilerden faydalanacağımız inancındayım.         

Milli ekonominin temeli tarımdır.         

BAŞLICA GÜÇ KAYNAĞIMIZ VE DAYANAĞIMIZ TOPRAKTIR. ONU SELE, YELE VE ELE VERMEYELİM.         

İYİ TARIM YAPARAK KIYMETİNİ BİLELİM. 

Total Page Visits: 770 - Today Page Visits: 1

One thought on “TOHUM VE TOPRAK

  • 15.02.2020 tarihinde, saat 10:26
    Permalink

    Sevgili Hasan Hüseyin Kardeşim ..güzel yazın için kutlarım..Ülkemin çoraklaşan toprakları..Bıkkın çiftçileri..üretilecek milli ve öz ürünlerimiz adına teşekkürler..Tohum..Tanrı’nın canlılara bahşettiği
    varoluşun başlangıcı..Daha çok adına..Fazla kazanç adına..yozlaştırılmış..Gözü doymaz insanlar tarafından üzeride hoyratca oynanmış ,yaşam kaynağımız..Ne acı,tohumdan yaratılan insan oğlu..Bazen sorguluyorum..Bunca gözü doymayan..Haketmediğinin peşinde koşan..Kul hakkı yiyen..Vatan haini..Onursuz..Kaburgasız insan oğlu..Anadolu’nun o güzel bitkilerinin tohumlarına ulaşmak gayreti alkışlanır…Ülkemin; paylaşan..Aç gözlü olmayan..Hak hukuk bilen..Sevgi dolu çocukluğumun güzel insanları.. Nerede..? Gittikce Araplaşan topraklarıma serpilen bu en tehlikeli tohumlardan endişeliyim..Sevgiler..Selamlar..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: