unutMADIMAKlımda

Yazımın başında öncelikle belirtmek isterim, bu köşenin yazılmasında sayın Cemal Salman’ın Dipnot yayınlarında 2018 yılında yayınlanan LAMEKANDAN CİHANA: GÖÇ KİMLİK ALEVİLİK adlı kitabından da yararlanılmıştır. Kitabı alıp ivedilikle okumanızı öneririm.
           

Bu kitap siyasal ve toplumsal baskı altında, kabaca beş yüz yılda oluşturdukları temel yapı-kurum, tavır-tutum,inanç-kültür değerleri ve gündelik yaşam pratiğinin 1960’lardan itibaren büyük kentlere ve diasporaya göçle beraber geçirdiği büyük dönüşümü konu ediniyor.
           

Madımak Katliamının Alevi siyasal kimliğinin yeniden inşası ve mücadele tarihi açısından bir dönüm noktasıdır.2 Temmuz 1993 Tarihinde içinde gençlerin, çocukların, sanatçıların ve aydınların olduğu 33 kişi cuma namazı sonrası camilerden çıkan kitle tarafından kaldıkları Madımak Otelinde yakılarak öldürüldü.
           

Bu olay, Alevi kolektif hafızasına Kerbela’dan bu yana Alevi ontolojisinin önemli belirleyicilerinden biri olan katliam halkalarından biri olarak eklenmiştir.
             

O tarihe kadar şu yada bu düzeyde ”laikliğin teminatı” olma savıyla devletle arasına kesin bir çizgi çekmemiş ve hala devlete karşı bir güven duyan, mücadelesini daha çok devlet yönetimi ve toplum içinde söz sahibi olma üzerine kuran Aleviler bakımından ”Sivas Katliamıyla birlikte devletle yaşanan balayı sona erecek ve laiklik gerçekten de bir varlık sorunu olarak Aleviliğin gündemini tek başına belirlemeye başlayacaktır.”
           

Madımak Katliamı, Alevi siyasal kimliği açısından bir takım sonuçlar doğurmuştur;1- İlk olarak köy ve yöre derneklerinden ulusal ve uluslararası federasyonlara uzanan boyutta yoğun bir örgütlenme furyası başlamıştır.2- Devlet yayıncılığında ve yeni filizlenen özel medyada kendilerine yer bulamayan Aleviler, dergi ve kitapların yanı sıra doğrudan Alevilik üzerinden yayın yapan radyo istasyonları kurmuş, ilerleyen yıllarda televizyon yayıncılığına dönüşecek medya ağının tohumlarını atmışlardır.3- Alevi kitlenin büyük çoğunlukla desteklediği ve katliamın yaşandığı dönemde  koalisyon ortağı olan Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) olaylara müdahalede etkisiz kalması nedeniyle eleştirilmiş ve Alevilerin önemli bir kesiminde bu siyasal geleneğe karşı şüphe uyanmıştır. 1996 yılında kurulan Demokratik Barış Partisi (daha sonra Barış Partisi/ BP) ve aynı yıl kurulan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP)’ne Alevilerin önemli oranda destek vermesi, bu şüphenin yansımaları olarak okunabilir.4- Bu katliamı takip eden yılların siyasal ortamında Aleviler sürekli gündem olmuş ve 1990’larda yaşanan birkaç örnek, Madımak’ın münferit bir vaka olmadığını göstermiştir. Siyasal İslam’ın temsilcisi olan Refah Partisi önce yerel seçimlerde sonra ulusal düzeyde önemli başarı elde ederek yükselişe geçmiş ve iktidar ortağı olmuş; 1994’te Refah Partili İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Karaca Ahmet Dergahını yıkma girişimi Alevilerin yoğun kitlesel tepkisiyle ancak önlenebilmiştir. 1995’te İstanbul Gazi Mahallesinde başlayıp toplamda 40’a yakın ölüme, onlarca kişinin yaralanmasına neden olan olaylarda gene Aleviler gündemdedir.
           

Bir iddiaya göre Sivas Katliamı, Özel Harp Dairesi tarafından planlanmıştır. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ”Çok şükür,otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” ifadelerini kullanmıştır. Ne kadar duygusal davranmış! Sorum(suz)luk ancak bu kadar olabilir. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ”Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş…Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır.” Ya es kazara görevlerini yap(a)mamış olsaydılar, düşünebiliyor musunuz! Ne kadar duygusal davranmış! Açıklamalarıyla… Süleyman Demirel!
           

2 Temmuz 1993, Aziz Nesin’in de aralarında bulunduğu ( Nesimi ÇİMEN, Asım BEZİRCİ, Metin ALTIOK, Hasret GÜLTEKİN, Muhlis AKARSU gibi ) 33 Alevi aydın, yazar Pir Sultan Abdal şenliklerinden dolayı Sivas Madımak oteline gelmiştir.Aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla kurtulabilmişlerdir. En küçüğü 12 yaşındakiKoray Kaya, en yaşlısı 62 yaşındaki Nesimi Çimen  olmak üzere 33 Canımız katledilmiştir. Anıları önünde saygı ile eğiliyoruz.

Unutmadık…Unutmayacağız…

Total Page Visits: 284 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: