YAKLAŞAN SEÇİMLER İÇİN STRATEJİ

AKP yaklaşan seçimler için, imaj tazelemek içeride ve dışarıda güven sağlamak için çalışmalara yoğun bir şekilde devam ediyor. Siyasal iktidar tabandaki erimeyi durdurmak için ambalajı değişmiş bir AKP ile seçmenin önüne çıkmaya hazırlanıyor.
           

Yapılan anketlere baktığımız zaman, iktidar blokunun oylarının eridiğini görüyoruz. Bu durum karşısında yaklaşan seçimler AKP’yi ve Erdoğan’ı yeni arayışlara zorlamaktadır. Mecburen iç ve dış politikada yenilenme ihtiyacı hissetmektedir.
           

Topluma baktığımızda ekonomik ve siyasal krizin faturası Başkanlık Sistemi’ne kesildiğini görüyoruz. Yapılacak yeni Anayasa ve iyileştirme yapılmış Başkanlık Sistemi çalışmalarıyla değişim sinyali verilmek istenmektedir. Diğer bir yandan da MHP ile kurduğu ittifakın yetersiz kalacağını öngördüğünden cumhur ittifakını genişletme çalışması içine girdiğini görüyoruz.
           

İktidarın son aylardaki çalışmaları gösteriyor ki önümüzde yapılacak seçimlerde yenilenmiş bir parti görüntüsü vermek için yeni stratejiler geliştirmek istemektedir. Ayrıca ABD’ye yüzünü dönerek sadık müttefik olduğunu herkese (içeride ve dışarıda) göstermek için çalışmaktadır. Böylece yerimiz Batı’nın yanıdır, NATO’nun yanıdır demek istemektedir. Türkiye, Talibanın saldırıları sonucu kaçmak zorunda kalan Afgan sığınmacılara da tampon bölge oluyor. Afgan göçmenlerin Avrupa’ya geçmesini engellemek isteyen AB ülkeleri Türkiye’ye para vererek önlem almak için uğraşmaktadır.
             

Süratle tek adam rejimine dönüşen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, devletin tüm kurumlarını devre dışı bırakmış durumdadır. Yönetememe krizi AKP’yi mecburen küçük rötuşlara zorlamaktadır. Muhalefetin Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisine karşılık iyileştirilmiş Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile hak ve özgürlüklerde genişleme sağlayarak var olan sistemi revize edeceği görülmektedir. Kendi küçük azınlıklarını saymazsak, yurttaşların ekonomik krizle boğuşması karşısında AKP, günü kurtaracak hamlelerle yeni bir sürece girmek isteyecektir.
           

Ayrıca ittifaktaki erimeye çözüm bulmak, ittifakı büyütme çabası AKP’yi farklı kesimleri ikna etmek uğraşısına götürüyor. Bu konuda Saadet Partisine yapılan ziyaretler (daha doğrusu Oğuzhan Asiltürk’e yapılan) bunun göstergesidir. HDP Milletvekili Erol Katırcıoğlu’nun yaptığı açıklamada ”Erdoğan adım atarsa HDP AKP ile tabii ki uzlaşır” açıklaması dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur. Seçim gününe kadar bu tür çabaların süreceğini belirtelim.
           

Var olan partilere, seçimlere, demokrasiye güven bu kadar azalmışken oluşacak ittifaklar ülke sorunlarını çözmede, ekonomik krizi aşmada bakalım ne kadar etkili olabilecekler. Alternatif yok demek, ortaya saçılan çürümüşlüğü kabul etmekten, rıza göstermekten, biat kültürünü geliştirmekten başka şeye hizmet etmemek demektir. Bu durumun da farkında olalım.
           

Yoksa, milyonlara yapılan hak ihlallerine, adaletsizliğe, mafyalaşmaya, devlet içine yerleşmiş her türlü tarikat, cemaat ilişkilerinin devam etmesi anlamına gelir. Başka bir siyasetin mümkün olduğunun, Türkiye’yi yeniden kurmayı hedefleyen somut bir iradeye ihtiyacımız gerçekten var. Emekçiden yana uzun vadeli, devrimci bir siyasal yol haritası bizlere yol gösterecektir. Umudumuzu hiçbir zaman kaybetmeyelim.
           

Esen kalın…Memleket güzel…”Bu memleket bizim”

Total Page Visits: 267 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: