” Z KUŞAĞI ” DEDİKLERİ

Z kuşağı günümüzde yetişmekte olan yeni nesil için kullanılan tanımlayıcı isimdir. Z kuşağı olarak tanımlanan belirli yaş aralığında doğmuş kişiler zeki kuşak, Google kuşağı, internet kuşağı olarak bilinmektedir. Z kuşağı 2000 ve sonrası doğan kişileri temsil eder.           

Z kuşağının nitelikleri şöyle sıralanabilir; yaratıcı ve işbirlikçidir, oldukça zor çevresel, sosyal ve ekonomik sorunları çözebilir, kendi kendini yönlendirebilir, grup çalışmasına yatkındırlar, bilgiyi çok hızlı işleyebilirler ve daha zekidirler.           

Teknolojinin kucağına doğan, ”Sokak oyunlarını dahi bilmezler” denilen bu kuşak Z kuşağı olarak 7 milyon seçmenin 2023 yılındaki seçimlerde önemli rol oynayacağı kaçınılmaz bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Siyasal iletişim uzmanı İbrahim Uslu’ya göre 18-24 yaş grup 2019 yerel seçimlerinde ilk turda sandıkta hiçbir etki göstermedi. Ne zaman seçimin yenilenmesine karar verildi, o zaman ortaya çıktılar. İkinci turda Ekrem İmamoğlu lehine yüzde 62 etkili oldular. Yani bu kuşağın güçlerini kullanma durumu somut şartlara bağlı. Z kuşağının önümüzdeki seçimlerde belirleyici olacağı biliniyor. Z kuşağı teknolojinin kucağına doğdular. Sosyal medyayı yoğun kullanıyorlar, mahalle arkadaşlığı yerine internet üzerinden sosyalleşiyorlar.           

Z kuşağı temsilcilerinin analitik ve hızlı düşünme metotlarının oldukça yüksek olduğunu belirtelim. Kendilerine olan öz güvenleri yüksektir. Özgürlerdir, bağımsızdırlar ve onlar adına mümkün olmayan herhangi bir şey yoktur. Ülkeler arasında yaşanan gerilimler,şiddet, politik tartışmalar teknoloji sayesinde geniş kitlelere hızlıca ulaşıyor. Z kuşağı bu durumda en fazla etkilenen kuşak haline geliyor.           

Z kuşağı milenyum çağı çocuklarıdır. Z kuşağının özgürlük konusunda bir hayli keskin çizgileri vardır. Özgürlüklerine ve bağımsız olmaya meyilleri vardır. Özgürlüklerinin kısıtlanmasına ve konfor alanlarına müdahale edilmesinden hoşlanmazlar. Serde biraz asilik olduğundan kendi yollarını çizmek isterler. Farklı sosyolojik gruplarla ilişki kurma konusunda başarılıdırlar. Haklarını arama konusunda  oldukça etkindirler. Kendilerine karşı yapılan haksızlığa sessiz kalmak Z kuşağına göre değildir. Çünkü onlar mutlaka haklarını ararlar. Z kuşağının hayal dünyasında limit yoktur.           

Z kuşağı için isteklerinde sonuna kadar direnen bir nesildir diyebiliriz. Haklı olduğu konularda asla geri adım atmazlar. Z kuşağı dünyada ve ülkesinde yaşananları takip eder veilgilidir. Ülkemizde yapılacak erken veya zamanındaki seçimlerde 7 milyon Z kuşağı seçmeninönemli bir rol oynayacağı düşüncesi belirleyici olacaktır. Boğaziçi üniversitesin de atanan rektöre karşı öğrencilerin direnişleri yol gösterici olabilir ki kendileri için X kuşağı sayılabilecek öğretim görevlileri ile omuz omuza mücadeleleri yakın tarihimize ”Tünelin ucundaki ışık gözüküyor” ”Tünelin ucunda aydınlık var” ”Yolun sonu görünüyor” diyebilmemizi sağlıyor.           

Boğaziçi üniversitesi felsefe bölümü araştırma görevlisi Beşir Özgür Nayır diyor ki; “Boğaziçi’ndeki direniş öğrencilerin demokratik haklarını aradığı bir barışçıl direniştir. Baskı altında hakkımız olan direnişimizi yürütmeye çalışıyoruz.” Z kuşağının kendini manifesto etme şekli olarak okuyabiliriz bunu.           

6 Şubat 2021 tarihli BirGün gazetesinde köşe yazarı L.Doğan Tılıç’ın yazısından alıntılayarak Z kuşağının farkını iyice kavrayalım. ”Bunlar Z kuşağı denilen çocuklarmış.Anlaşılan, son derece hakim oldukları yeni iletişim teknolojilerinin olanaklarından yararlanarak hızla belli bir konuda ortak bir amaca dönük örgütlenebiliyorlar. Bir dijital toplumsal hareketin parçası oluyorlar ve finansal sisteme herhangi bir sokak protestosunda kırılan banka camıyla kıyaslanamayacak zarar verebiliyorlar. Son yıllarda gördüğümüz öfkeli hareketlerin sokağa dökülmemiş hali gibiler.”             

Dev finans kurumlarına diz çöktürebiliyorlar ama para pul da umurlarında olmuyor.Kazandıklarını göz kırpmadan çocuklar için, yoksullara yardım için Afrika’da su kuyuları açmak için harcayabiliyorlar. 2008 krizinde evlerini kaybedenlerin, çaresizlikten intihar eden ana-babaların çocukları çoğu. Dijital çağın Robin Hoodları sanki. Dertleri birazda ana-babalarını mahvedenlerden intikam almak. Yırtıcı akbabaları ürkütmenin keyfi kazanabilecekleri paralardan daha önemli sanki.           

Sanki Boğaziçililer; Game Stop/Oyun Bitti diyorlar!          

Esen kalın sevgili okuyucularım…

Total Page Visits: 129 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: